696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen binlerce çalışan, eşlerinin görev yeri değiştiğinde “eş durumu mazeretiyle tayin” hakkına sahip olduğunu düşünerek kurumlara başvuruyor. Ancak işin hukuki gerçekliği bambaşka: Yargı organları bu talepleri sistematik biçimde reddediyor. Peki neden?

1. Kadroya Geçerken “Çakılı” Hale Geliyorsunuz

Sürekli işçilerin tayin talebine engel olan temel düzenleme, 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 23. madde. Bu maddeye göre:

“Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilir.”

Bu hüküm, kadroya geçen işçinin başvuru yaptığı tarih itibariyle görev yaptığı birimde ve lokasyonda kalmak zorunda olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Dolayısıyla “eş durumu”, “sağlık mazereti” veya “boş kadro var” gibi gerekçelerin mevzuat karşısında yeri yok.

2. Bu Davalar Hangi MahkemelerdeAçılır?

Uygulamada sürekli işçiler tarafından yapılan eş durumu tayin talepleri reddedildiğinde, bu red işlemine karşı:

  • İş mahkemelerinde dava açılması gerekir.
  • Çünkü 696 sayılı KHK ile gelen kadrolar özel hukuk ilişkisine dayanır.
    Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları da bu yöndedir.

Ancak burada şu tehlike başlıyor…

3. İş Mahkemesinde Açılan Davalar Neden Reddediliyor?

Son dönemde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararlar (2023/3177 K. ve 2024/13526 K.) ışığında netleşen şudur:

❌ Sürekli işçilerin tayin hakkı yoktur.
❌ Mevzuatta eş durumu tayini düzenlenmemiştir.
❌ İşverenin yönetim hakkı engellenemez.
✅ Mahkeme, ancak “ret işlemi hukuka uygun mu” diye bakabilir; ama “tayin yapılsın” diyemez.

Yani iş mahkemeleri, kendilerine açılan bu tür davaları büyük ölçüde “mevzuatta düzenleme yok” gerekçesiyle reddetmektedir.

4. Peki Çözüm Var mı?

Şu anki içtihat çizgisiyle çözüm yargıdan değil, yasama organından bekleniyor.
Sürekli işçilere tayin, nakil ve eş durumu hakkı tanıyacak açık bir kanuni düzenleme yapılmadıkça, bu taleplerin karşılanması zor.

Ancak özel bazı dosyalarda, fiilî görevle kadro uyumsuzluğu, eşit işlem ilkesi, görevlendirme belgesiyle farklı görevde çalıştırılma gibi farklılıklar varsa, bu ayrıntılarla dava kurgulanabilir.

Sonuç

Sürekli işçiler için tayin talebi, hukuki anlamda ciddi bir çıkmazla karşı karşıya.
Bu konuda yüksek yargının istikrarlı içtihatları oluşmuş durumda ve açıkça ifade ediliyor:

Tayin hakkı düzenlenmemişse, böyle bir hak yoktur.”

Bu nedenle, mağduriyet yaşanmaması için işçilerin beklentiye kapılmadan önce yasal dayanağın olup olmadığını öğrenmeleri ve bilinçli hareket etmeleri büyük önem taşıyor.


Sizden Gelenler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button