Çeke dayalı kambiyo senetlerinde özgü haciz yolu ile takipte yetkili icra daireleri

Güncelleme Tarihi:

kategori:

KARARIN ÖZÜ

Çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde YETKİLİ İCRA DAİRELERİ…

  1. Genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde ( HMK 6. md. )
  2. Muhatap bankanın bulunduğu yer ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde (HMK 10. md. )
  3. İİK’nun 50/1. maddesi uyarınca çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde ,
  4. Borçlu birden fazla ise, bunlardan birinin yerleşim yeri icra müdürlüğünde takip yapılabilir.( HMK.nun 7/1.)

Bu durumda, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak, anılan hüküm, borçlulardan birinin onun için genel yetkili yerleşim yeri icra dairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin kesinleşmiş olması hali içindir.,hakkında … Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 4.4.2017, 8.2.2017 ve 12.12.2016 tarihli kararları … Faydalı olması dileklerimle…


yargıtay kararı gaziantep ceza avukatı boşanma avukatı

1 NOLU KARAR:

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/13440 K. 2017/5403
T. 4.4.2017

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı tarafından borçlu hakkında bir adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlunun, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurusunda; imzaya itirazı yanında ilgili İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu da ileri sürerek İcra Dairesi’nin yetkisine itiraz ettiği, mahkemece; imza itirazı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, kararın gerekçesinde, yetkisizlik itirazının kabul edildiği belirtilerek takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.

İİK’nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına dair icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nun 447/2. maddesi atfıyla HMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takipte yetkilidir.

Buna göre, çeke dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde ( HMK 6. md. ), muhatap bankanın bulunduğu yer ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde ( HMK l0. md. ) ve ayrıca İİK’nun 50/1. maddesi uyarınca çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.

Somut olayda, takip dayanağı çekte, keşide yerinin, muhatap bankanın bulunduğu yeri olduğu, ödeme emrinin ise borçluya belirtilen adreste tebliğ edildiği görülmektedir. Bu durumda, mahkemenin kabulünün aksine, alacaklının icra takibini başlattığı İcra Dairesi, çekin keşide yeri olması sebebiyle takipte yetkilidir. Her ne kadar mahkemece, borçlunun imza itirazı yönünden bilirkişiden rapor alınmış ise de, itirazın esası hakkında bir karar verilmediği yazılı gerekçeden anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece, yetki itirazının reddi ile borçlunun imzaya itirazının esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


2 NOLU KARAR:

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/11298 K. 2017/1472
T. 8.2.2017

 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu şirketin, … İcraMüdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazı ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İİK’nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına dair icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nun 447/2. maddesinin göndermesiyle HMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.

Buna göre; çeke dayalı olarak yapılan icra takibi, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6.md.), muhatap bankanın bulunduğu yer, ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinde (HMK. 10.md.) ve ayrıca İİK’nun 50/1. maddesi uyarınca çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.

HMK.nun 7/1.maddesinin birinci cümlesine göre; borçlu birden fazla ise, bunlardan birinin yerleşim yeri icra müdürlüğünde takip yapılabilir. Bu durumda, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak, anılan hüküm, borçlulardan birinin onun için genel yetkili yerleşim yeri icradairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin kesinleşmiş olması hali içindir.

Somut olayda; çekin lehtarı konumunda olan muteriz borçlunun adresi …/… olup, borçluya örnek 10 ödeme emrinin 22.04.2015 tarihinde …/… adresinde tebliğ edildiği ve borçlunun 5 günlük yasal süre içinde icra mahkemesine başvurduğu, diğer takip borçlusu … Ltd Şti.’nin … adresine yapılan ödeme emrine dair tebligatın bilâ tebliğ iade edildiği, itiraz tarihinde henüz diğer borçlu açısından takibin kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yetkili icra müdürlüğünün belirlenmesinde HMK.nun 7/1.maddesinin uygulanma imkanı yoktur.

Diğer yönden, HMK.nun 7/1.maddesi uygulanmış olsa dahi, itiraz etmeyen borçlu şirketin mahkeme dosyası içinde yer alan 04.10.2013 tarihli ticaret sicil bilgilerine göre adresi Yenişehir/… olup, mahkemenin gerekçesi bu sebeple de yerinde değildir.

Borçlu şirketin yetki itirazının, diğer yetki kuralları muvacehesinde incelenmesi halinde;

İtiraz eden borçlu şirketin merkezi ile takip konusu çekin keşide yerinin … olduğu ve ödeme emrinin de borçlu şirkete bu adreste tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözkonusu icra takibi yönünden … İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğunun kabulü gerekir.

boşanma ve ceza avukatı gaziantep

O halde, mahkemece, yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


3 NOLU KARAR

 T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/7263 K. 2016/25125
T. 12.12.2016

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlu yetki itirazı ile birlikte borca ve faize itirazını da ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece, yetki itirazının kabulüne,… İcra Müdürlüğü’nün yetkisizliğine, yetkili ve görevli icra dairelerinin …. İcra Daireleri olduğunun tespitine karar verilmiştir.

İİK’nun 50. ve HMK’nun 447/2. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK’nun 6. maddesinin 1. cümlesine göre; “Genel yetkilimahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir.” HMK’nun 7. maddesine göre ise; “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.”

Anılan hükümler çerçevesinde, birden fazla borçlu varsa, bunlardan birinin ikametgahında takip başlatılabilir ve bu durumda diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak anılan hüküm, borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili) icra dairesinde takip yapılması hali içindir.

Somut olayda, itiraz eden borçluya ödeme emrinin tebliğ edilemediği, yetki itirazında bulunmayan diğer takip borçlusu … İnşaat Nak. Tic.Ltd.Şti.’ne ödeme emrinin …/…. adresinde 25.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, takibin, adı geçen borçlu yönünden itiraz tarihi olan 03.12.2015 tarihinden önce kesinleştiği anlaşılmış olup,… İcra Dairesinin yetkisi de kesinleşmiş bulunmaktadır. Takibin yapıldığı…. İcra Dairesi, borçl…. İnşaat Nak. Tic.Ltd.Şti.’nin ikametgahındaki ve onun için genel yetkili icra dairesi olduğundan, borçlu … … Döküm San. ve …. Ltd. Şti.’nin yetkiye yönelik itirazı yerinde değildir.

O halde, mahkemece, yetki itirazının reddi ile borçlunun diğer itirazlarının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.