Cezaların Toplanması ve Şartlı Tahliye

Güncelleme Tarihi:

kategori:

CEZALARIN TOPLANMASININ HUKUKİ NİTELİĞİ

Cezaların toplanmasıyla alakalı kurallar 765 sayılı TCK’de de hüküm altına alınmıştır. Fakat yargısal kararlarda ve öğretide, “cezaların birleştirilmesinin “infaz hukuku’ kurumu olduğu kabul edilmektedir.

Bu düşünceye göre, cezaların toplanmasına rağmen, cezaları birleştirilen her suçun cezasının hukuken ortadan kalkmamaktadır.[2]

Öğretide, cezaların toplanması sonucunda verilen “toplam ceza” içindeki “cezaların” erimedikleri, kaybolmadıkları, cezaların toplanması dışındaki haller bakımından varlıklarını korudukları yönünde genel kabul görmüş görüşler bulunmaktadır.

Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğuna ilişkin kararlar bulunmaktadır. Bu hususa işaret bazı kararlar aşağıda sunulmuştur:

1. Cezaların toplanmasında, toplama dahil olan cezalardan her biri hakkında zamanaşımı ayrı ayrı tespit edilmelidir.[3]

2. Ehliyetnamenin muvakkaten geri alınması, her ceza için ayrı ayrı uygulanması gerekir.[4]

3. CMUK’nin 305. maddesi uyarınca kendiliğinden temyize tabi olma koşulları incelenirken, içtima sonucu belirlenen toplam ceza miktarına bakılmaz. Her bir mahkumiyet hükmünde tayin olunan ceza sürelerinin ayrı ayrı göz önünde bulundurulması gerekir.[5]

Yukarıda ifade edilen yargı kararları dikkate alındığında, cezaların toplanmasına konu cezaların, cezaların toplanması sonucunda tayin edilen toplam cezadan ayrı olarak varlıklarını korudukları ve ayrı hüküm doğuracakları ifade edilebilir.

Bundan başka 765 sayılı TCK’nin 68 ilâ 77. maddelerinde yazılı cezaların toplanmasına dair hükümlerin, yasal tipe uygun ihlalin karşılığı olan ceza normları olmayıp, cezaların toplanması, çevrilmesi ve sınırlandırılmasına ilişkin infazı ilgilendiren kurallar olduğu ve kazanılmış hak oluşturmayacağı gerek öğretide gerekse süreklilik kazanan Yargıtay içtihatlarında kabul görmüş olduğunu söylenebilir.

İnfaz Kanunu Madde 99 Gerekçesi

Bir kimse hakkında birden fazla hüküm verilmiş ve mahkemece cezaların toplanmasına ilişkin hükümler uygulanmamış olursa, infaz için cezaların toplanması gerekeceğinden, mahkemeye başvurmak gerekecektir. Bu başvuruyu, Cumhuriyet savcısı veya sanık yapabilecektir.

Şartlı Salıverilmede Denetim Süresi – Denetimli Serbestlik

Şartlı salıverilen hükümlünün tabi olacağı denetim süresi; infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Örneğin; nitelikli hırsızlık suçundan 8 yıl hapis cezasına mahkum edilen bir kişinin infaz kurumunda geçirmesi gereken süre 4 yıldır. Bu durumda denetim süresi bu hükümlü açısından 4 yıl olacaktır. Başka bir değişle;

Süreli hapis cezalarında geri kalan ceza miktarı denetim süresini oluşturur. Ancak bu süre süreli hapis cezalarında tahliye tarihini geçemez. Denetim süresinde hükümlü, infaz kurumunda öğrendiği meslek ve sanatı bir kamu kurumunda  veya özel olarak aynı meslek veya sanatı yerine getiren  bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığı çalıştırılabilir. 18 yaşını bitirmemiş hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma olanağı da bulunan bir eğitim kurumunda devam ederler.

CGTİHK m. 107/10 uyarınca; İnfaz hâkimi, şartlı salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde kaldırabilir. Buna göre şartlı salıverilen kişi;

  1. Denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulabilir.
  2. Belli yükümlülükleri yerine getirmeye tabi tutulabilir.
  3. Hem denetimli serbestlik tedbirine hem belli yükümlülükleri yerine getirmeye tabi tutulabilir.
  4. Ne denetimli serbestlik tedbirine ne belli yükümlülükleri yerine getirmeye tabi tutulmayabilir.
  5. Denetimli serbestlik tedbiri ve belli yükümlülükleri yerine getirme denetim süresi içinde kaldırılabilir.

Yukarıda sayılan hallerde denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilebilir. Bu durum hakimin insafında  olmakla birlikte uygulanmasındaki amaç suçlunun sosyal hayata yeniden dönmesidir.

Cezaların Toplanması ve Şartlı Tahliye – Yargıtay Kararı: 

Yargıtay 

1. Ceza Dairesi

2016/4125 E.

2016/3137 K.

20/06/2016

SUÇ : Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kanun Yararına Bozma

ÖZET : Hükümlünün birden çok kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunması halinde infazda kolaylık sağlanması için cezaların toplanması, infazı gereken tüm hapis cezaları için toplam süre üzerinden tek bir şartla tahliye tarihi, deneme süresi ve bihakkın tahliye tarihinin saptanması ve cezaların infazları ile deneme sürelerinin çakışmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Hükümlü hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezaların şartla tahliye süreleri ve infaz rejimlerinin farklı olması anılan yasa maddesinin uygulanmasına engel değildir.

KARAR: KARAR: Muhtelif suçlardan hükümlü hakkındaki doğrudan hükmedilen hapis cezaları ile adli para cezalarından çevrilme hapis cezalarının 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘un 99 ve 101/2. maddeleri gereğince 9 yıl 14 ay 1249 gün hapis cezası olarak toplanmasına dair Ağır Ceza Mahkemesinin kararını müteakip, hükümlü hakkındaki içtima kararı çözülerek doğrudan hükmedilen hapis cezalarının 9 yıl 14 ay hapis cezası olarak içtima edilmesine yönelik talebin kabulü ile anılan içtima kararının çözülmesine, hükümlü hakkında doğrudan hükmedilen hapis cezalarının 9 yıl 14 ay hapis cezası olarak, adli para cezasından çevrilme hapis cezalarının ise 1249 gün hapis cezası olarak toplanmasına, hükümlü hakkındaki hapis cezaları ile adli para cezasından çevrilen hapis cezalarının ayrı ayrı infazına ilişkin Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2016 tarihli kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Ağır Ceza Mahkemesinin 16/02/2016 tarihli ve 2016/239 kararı ile ilgili olarak; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Dairesinin 15/12/2010 ilamında; ”5275 sayılı Yasanın 99. maddesine göre, bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar; ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı islenir.

Bu düzenleme ile hükümlünün birden çok kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunması halinde infazda kolaylık sağlanması için cezaların toplanması, infazı gereken tüm hapis cezaları için toplam süre üzerinden tek bir şartla tahliye tarihi, deneme süresi ve bihakkın tahliye tarihinin saptanması ve cezaların infazları ile deneme sürelerinin çakışmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Hükümlü hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezaların şartla tahliye süreleri ve infaz rejimlerinin farklı olması anılan yasa maddesinin uygulanmasına engel değildir. Cezaların infazındaki bu farklılık, şartla ve bihakkın tahliye tarihlerinin de farklı olmasını gerektirmeyecek, hükümlünün farklı süre ve rejimlere tabi her bir cezası açısından cezaevinde geçireceği sürelerin C.Başsavcılığı tarafından müddetnamede gösterilmesi yeterli olacak ancak yine toplam ceza süresi üzerinden tahliye tarihleri hesaplanacaktır.

” şeklinde belirtildiği üzere, doğrudan hükmedilen hapis cezaları ile adli para cezasından çevrilme hapis cezalarının ayrı ayrı infaz edilmeleri halinde adli para cezasından çevrili hapis cezalarının 5275 sayılı Kanun’un 107/3. maddesinde belirtilen koşullu salıverilme sürelerinin içinde erimesinin engelleneceği ve bu durumun hükümlü aleyhine sonuçlar doğuracağı gibi, tek bir şartla tahliye tarihi, deneme süresi ve bihakkın tahliye tarihinin saptanması ve cezaların infazları ile deneme sürelerinin çakışmasının önlenmesinin sağlanamayacağı gözetilmeden, merciince yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 26.04.2016 gün ve 94660652-105-06-3952-2016 KYB sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2016 tarihli ve 2016/195092 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası dairemize gönderilmekle, okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden,. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/02/2016 tarihli ve 2016/239 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

———————

AVUKAT A TÜMBAŞ

Avukatlık / Danışmanlık

 Gaziantep Barosu

– Ceza Davaları Avukatı –

(Ağır Ceza, Asliye Ceza, Sulh Ceza, Soruşturma, İstinaf ve Temyiz)

İletişim İçin:

https://alitumbas.av.tr/gaziantep-avukat-adres