Boşanma süreçlerinin en hassas ve çekişmeli aşamalarından biri şüphesiz çocukların geleceğidir. Ebeveynler ayrılma kararı aldığında, “Çocuğun velayeti kime verilir?” veya “Velayet davasında hâkim nelere dikkat eder?” soruları büyük önem kazanır. Bu süreçte mahkemenin tek bir temel odağı vardır: Çocuğun geleceğini en güvenli şekilde inşa etmek.

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Nedir?
Velayet hukukunda hakimin karar verirken esas aldığı en temel kriter çocuğun üstün yararı ilkesidir. Bu ilke, anne ya da babanın isteklerinden ziyade, çocuğun bedensel, ruhsal, ahlaki ve zihinsel gelişiminin hangi ebeveynin yanında daha iyi sürdürüleceğini ifade eder. Gaziantep Adliyesi bünyesindeki aile mahkemeleri de dâhil olmak üzere, tüm yargılama bu eksende yürütülür.
Hâkim, tarafların ekonomik güçlerinden ziyade çocuğa sunulacak şefkat, ilgi ve huzurlu ortamı ön planda tutar. Bu kapsamda, iddiaların hukuki bir zeminde doğru delillerle sunulması davanın seyrini doğrudan etkiler. 21 yıllık mesleki tecrübemiz, velayet davalarında atılacak hatalı bir adımın telafisi güç zararlar doğurabileceğini göstermektedir.
Velayeti Anneye Verilen Çocuk İle Annenin İlgilenmemesi Durumunda Ne Yapılmalı? yazımızı okumak için
Hâkimin Velayet Kararı Verirken Dikkat Ettiği Temel Kriterler
Mahkeme süreci boyunca hâkim, geniş bir araştırma yapar ve tarafların yaşam koşullarını inceler. Bu incelemelerde şu hususlar kritik rol oynar:
- Çocuğun Yaşı ve Gelişim Dönemi: Özellikle anne şefkatine muhtaç süt çocukluğu ve küçük yaş dönemindeki çocukların velayeti, anne bakımına engel çok istisnai bir durum (ağır hastalık, çocuğa şiddet vb.) olmadıkça anneye verilir.
- Çocuğun Kendi Görüşü (İdrak Yaşı): Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca, 8 yaş ve üzeri idrak çağındaki çocukların mahkemede veya uzman pedagog eşliğinde dinlenilmesi ve hangi ebeveyni tercih ettiğinin sorulması yasal bir zorunluluktur.
- Kardeşlerin Birbirinden Ayrılmaması İlkesi: Eğer birden fazla çocuk varsa, hâkim kardeşlik bağlarının kopmaması ve çocukların psikolojisinin olumsuz etkilenmemesi adına velayetleri aynı ebeveyne verme eğilimindedir.
- Ebeveynlerin Yaşam Tarzı ve Ahlaki Durumu: Kumar bağımlılığı, haysiyetsiz yaşam sürme veya çocuğun yanında şiddet eğilimi gösterme gibi durumlar velayetin kaybedilmesine neden olur.
- Mevcut Düzenin Korunması: Çocuğun okul hayatı, sosyal çevresi ve alıştığı aile ortamının ani bir şekilde değişmesi psikolojisini bozabileceği için hâkim mevcut düzeni korumayı tercih edebilir.
Uzman Raporları ve SİR (Sosyal İnceleme Raporu) Önemi
Velayet davalarında hâkim tek başına karar vermez. Mahkeme bünyesinde görevli psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan bir heyet görevlendirilir. Bu uzmanlar ev ziyaretleri gerçekleştirerek ebeveynlerin yaşam alanlarını inceler, çocukla ve anne-babayla ayrı ayrı görüşmeler yapar.
“Sosyal İnceleme Raporu (SİR), velayet davalarında hâkimin kararını şekillendiren en önemli delil niteliğindedir. Uzmanların çocuk ve aile üzerinde yaptığı bilimsel gözlemler, mahkeme tarafından büyük oranda kabul görmektedir.”
Bu raporların hazırlanma sürecinde doğru iletişim kurmak ve kendinizi doğru ifade etmek davanın kaderini belirler. Gaziantep’te yürüttüğümüz çalışmalarda, uzman incelemelerine hukuki hazırlık yapmanın önemine her zaman dikkat çekmekteyiz.
Anne Bakımına Muhtaç Çocuğun Velayeti
Olay: Müvekkilimiz A.B., eşinin açmış olduğu çekişmeli boşanma davasında 3 yaşındaki çocuğunun velayetinin kendisinden alınacağı tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır. Karşı taraf, müvekkilimizin çalışmadığını ve maddi gelirinin olmadığını öne sürerek velayeti talep etmiştir.
Hukuki Süreç ve Karar: Avukat Ali Tümbaş Hukuk Bürosu olarak mahkemeye sunduğumuz savunmalarda, 3 yaşındaki bir çocuğun biyolojik ve psikolojik olarak anne şefkatine mutlak surette muhtaç olduğunu vurguladık. Maddi durumun yetersizliğinin velayete engel teşkil etmeyeceğini, karşı taraftan iştirak nafakası (çocuğun bakımı için ödenen nafaka türü) talep ederek bu açığın kapatılabileceğini belirttik.
Yapılan Sosyal İnceleme Raporu neticesinde de annenin çocukla bağının sağlıklı olduğu tespit edilmiş ve mahkeme, çocuğun üstün yararı gereği velayeti müvekkilimiz anneye vermiştir. Karşı tarafın sadece maddi güce dayanarak velayet alamayacağı bir kez daha tescillenmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Maddi durumu kötü olan anneye velayet verilir mi?
Evet, verilir. Hâkim için önemli olan maddi zenginlik değil, çocuğun sevgi ve şefkat ortamında büyümesidir. Maddi yetersizlikler, babadan alınacak iştirak nafakası ile dengelenir.
2. Velayet davasında çocuk kaç yaşında kendi tercihini yapabilir?
Yargıtay uygulamalarına göre genellikle 8 yaş ve üzerindeki çocuklar idrak yaşında kabul edilir. Mahkeme uzmanları, çocuğu bizzat dinleyerek eğilimini raporlar ve hâkim bu görüşe büyük önem verir.
3. Annenin yeniden evlenmesi velayetin değiştirilmesi sebebi midir?
Sadece annenin yeniden evlenmesi doğrudan velayetin elinden alınması anlamına gelmez. Ancak yeni eşin çocuğa kötü davranması, evde çocuğun ahlaki ve fiziksel gelişimini tehlikeye sokacak durumların varlığı kanıtlanırsa velayet değiştirilebilir.
4. Velayeti alamayan ebeveyn çocuğu ne sıklıkla görebilir?
Hâkim, velayeti alamayan taraf ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verir. Genellikle ayın belirli hafta sonları, dini bayramların bir kısmı ve yaz tatillerinde belirli sürelerle yatılı kalacak şekilde görüşme takvimi ayarlanır.
İletişim Bilgileri:
- Telefon: 0342 232 56 56 / 0532 715 47 05
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Güncel Emsal Kararları
- Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi

Bir yanıt yazın