Boşanma süreci, eşler için psikolojik olarak oldukça yıpratıcı ve stresli bir dönemdir. Bu süreçte en çok hassasiyet gösterilen ve çekişmelere sahne olan konu ise müşterek çocukların (ortak çocukların) velayetidir. Ne yazık ki bazı durumlarda taraflar, velayeti kazanabilmek hırsıyla paniğe kapılarak veya kötü niyetli bir şekilde hareket edebilmektedir.

Bu yanlış hamlelerin en tehlikelilerinden biri, boşanma davasında velayeti almak için karşı tarafa suç uydurmak ve asılsız iddialarda bulunmaktır. Eşlerden birinin diğerine şiddet, istismar veya madde kullanımı gibi ağır ve asılsız suçlamalar yöneltmesi, hukuki anlamda geri dönüşü zor zararlara yol açar. Ali Tümbaş Hukuk Bürosu olarak 21 yıllık tecrübemizle vurgulamak isteriz ki; bu tür eylemler sadece boşanma davasını kaybetmenize değil, aynı zamanda ciddi ceza davalarıyla karşı karşıya kalmanıza neden olur.

Velayet Davalarında Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

Aile Mahkemeleri, velayet konusunda karar verirken eşlerin kendi aralarındaki çatışmalardan ziyade sadece bir tek kavrama odaklanır: Çocuğun üstün yararı. Hakim, çocuğun fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini en iyi hangi ebeveynin sağlayabileceğini değerlendirir. Velayet bir ödül veya eşlerden birine verilen bir ceza değildir.

Karşı tarafa asılsız suçlamalar yönelten bir ebeveyn, aslında çocuğun psikolojisini hiçe saydığını mahkemeye kendi elleriyle göstermiş olur. Gaziantep Adliyesi Aile Mahkemelerinde görülen davalarda da sıkça şahit olduğumuz üzere; yalan beyanlarla mahkemeyi yanıltmaya çalışan taraf, hakimin gözündeki güvenilirliğini tamamen yitirir.

Gaziantep bosanma avukati ile velayet davasi gorusmesi

Velayeti Kazanmak Uğruna İftira Atmak (Suç Uydurmak)

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan asılsız suçlamalar genellikle fiziksel şiddet, çocuğa yönelik istismar, sadakatsizlik veya alkol/uyuşturucu bağımlılığı gibi konularda olmaktadır. Bu iddiaların temel amacı, mahkemeden hızlıca uzaklaştırma kararı almak veya yargılama süresince geçerli olan tedbiren velayeti (geçici velayet) kendi üzerine alabilmektir.

Ancak unutulmamalıdır ki, mahkemeler iddiaları titizlikle inceler. Sosyal İnceleme Uzmanları (SİU) tarafından pedagog eşliğinde çocuklarla görüşmeler yapılır. İddiaların asılsız olduğu anlaşıldığında, suç uyduran taraf için hukuki kabus başlar.

Suç Uydurmanın Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) Yeri

Boşanma davasında eşe asılsız suçlamalar yöneltmek, sadece Aile Hukuku’nu ilgilendiren bir durum değildir. Bu eylem, doğrudan Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil eder. Yetkili makamlara (polis, savcılık, mahkeme) işlemediğini bildiği halde birisi hakkında suç ihbarında bulunmak İftira Suçu (TCK Madde 267) olarak tanımlanır.

  • TCK Madde 267’ye göre; iftira atan kişiye 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Eğer bu asılsız iddia nedeniyle mağdur olan eş gözaltına alınır veya tutuklanırsa, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.
  • Yalan yere şahitlik yaptırılması durumunda ayrıca Yalan Tanıklık Suçu da oluşur.

Asılsız Suçlamaların Boşanma ve Velayet Davasına Etkisi

Bir ebeveynin velayeti almak için başvurduğu bu yasa dışı yöntem, mahkeme sürecinde tam tersi bir etki yaratır. Suç uydurulduğunun ispatlanması halinde şu sonuçlar ortaya çıkar:

  • Ağır Kusurlu Sayılma: Yalan beyanda bulunan taraf, evlilik birliğinin sarsılmasında ağır kusurlu kabul edilebilir.
  • Velayetin Kaybedilmesi: Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesini engellemek için iftira atan kişinin, velayet görevini kötüye kullanma eğiliminde olduğu kabul edilir ve velayet genellikle diğer eşe verilir.
  • Manevi Tazminat Yükümlülüğü: Asılsız iddialarla onuru zedelenen, lekelenen eş, iftira atan tarafa yüklü miktarda manevi tazminat davası açabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre; eşine asılsız yere suç isnat eden (suçlayan) taraf, müşterek çocuğun psikolojik gelişimini tehlikeye atmış sayılır. Bu durum, velayet düzenlemesinde iftira atan tarafın aleyhine kesin bir delil olarak değerlendirilir.

Karşı Taraf Bana Suç Uydurursa Ne Yapmalıyım?

Eğer boşanma sürecinde eşiniz sırf velayeti almak için size asılsız suçlamalarda bulunuyorsa, paniğe kapılmadan stratejik adımlar atmalısınız. Gaziantep gibi yerel dinamiklerin ve aile yapısının önemli olduğu bölgelerde, adli süreçleri profesyonelce yönetmek şarttır. İzlemeniz gereken adımlar şunlardır:

  • Sakin Kalın ve Temas Etmeyin: Suçlamalar karşısında öfkelenerek eşinizle tartışmaya girmeyin. Bu durum, onun iddialarını destekleyecek yeni malzemeler verebilir.
  • Delillerinizi Toplayın: İddia edilen tarih ve saatlerde nerede olduğunuzu kanıtlayan kamera kayıtları, HTS (telefon sinyal) kayıtları veya mesajlaşmaları güvence altına alın.
  • Tanıklarınızı Belirleyin: Olayların iç yüzünü bilen ve mahkemede doğruyu söyleyecek kişilerin listesini hazırlayın.
  • Suç Duyurusunda Bulunun: Hakkınızdaki takipsizlik kararı veya beraat kararının ardından derhal eşiniz hakkında iftira suçundan savcılığa şikayette bulunun.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşim bana şiddet uyguladığımı iddia ederek uzaklaştırma kararı aldı, velayeti kesin kaybeder miyim?

Hayır, kesinlikle kaybetmezsiniz. 6284 Sayılı Kanun kapsamındaki uzaklaştırma kararları genellikle beyan esas alınarak ve tedbir amaçlı verilir. Bu karar tek başına sizin şiddet uyguladığınızın kesin delili değildir. Mahkeme sürecinde iddiaların asılsız olduğunu ispatlayarak velayeti alabilirsiniz. Uzaklaştırma kararlarına 15 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmesi önemlidir.

Çocuğuma istismarda bulunduğum yönünde korkunç bir iftiraya uğradım, ne yapmalıyım?

Bu, boşanma davalarındaki en ağır ve tehlikeli suçlamadır. Hem Ceza Mahkemesinde ağır ceza riski doğurur hem de velayet sürecini doğrudan etkiler. Derhal uzman bir avukat aracılığıyla çocukla pedagog eşliğinde görüşülmesini talep etmeli, iddia edilen tarihlere dair kesin delillerinizi sunmalı ve karşı taraf hakkında suç duyurusunda bulunmalısınız.

İftira atan eşe maddi ve manevi tazminat davası açabilir miyim?

Evet, açabilirsiniz. Asılsız suçlamalar nedeniyle toplum içindeki itibarınız zedelenmiş, iş kaybı yaşamış veya derin bir üzüntü duymuşsanız; boşanma davası ile birlikte veya ayrı bir dava olarak manevi tazminat talep etme hakkınız bulunmaktadır.

Velayet davası ortalama ne kadar sürer?

Velayet davalarının süresi; toplanacak delillere, tanık sayısına ve pedagog raporlarının (SİU raporu) hazırlanma hızına göre değişiklik gösterir. Gaziantep Adliyesi iş yoğunluğu da göz önüne alındığında bu süreç ortalama 1 ila 2 yıl arasında sürebilmektedir.


21 Yıllık Hukuki Tecrübe ile Yanınızdayız
Boşanma ve velayet gibi hayatınızın en hassas dönemlerinde, kulaktan dolma bilgilerle veya yanlış yönlendirmelerle hareket etmek telafisi imkansız sonuçlar doğurabilir. Hukukun üstünlüğüne ve dürüstlüğe inanan Ali Tümbaş Hukuk Bürosu olarak, karmaşık hukuki süreçlerinizi şeffaflıkla yönetiyoruz.

İletişim Bilgileri:
Avukat Ali Tümbaş Hukuk Bürosu – Gaziantep
Telefon: 0342 232 56 56 / 0532 715 47 05
Web: alitumbas.av.tr

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her hukuki olay kendi içinde özel şartlar barındırır. Hak kaybına uğramamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız önemle tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu
  • 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (Madde 267 – İftira Suçu)
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Emsal Kararları

Sizden Gelenler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir