Ebeveyn Yabancılaşması ve Velayet Davalarındaki Hukuki Yansımaları

Boşanma süreci, yetişkinler arasındaki duygusal ve hukuki bir ayrılık olmanın ötesinde, çocuklar için de oldukça sarsıcı bir dönemdir. Maalesef bazı boşanma davalarında taraflar, karşı tarafa zarar vermek veya dava sürecinde üstünlük elde etmek amacıyla çocukları bir koz olarak kullanabilmektedir. Çocuğun diğer ebeveyne karşı kışkırtılması, taraf seçmeye zorlanması ve hatta cezalandırılması hukuken ebeveyn yabancılaşması sendromu olarak adlandırılan ciddi bir psikolojik ve hukuki sorundur.

Gaziantep Aile Mahkemelerinde görülen çekişmeli boşanma davalarında, çocukların bu tür manipülasyonlara maruz kalması hâkimlerin ve uzman pedagogların en hassas yaklaştığı konuların başında gelir. 21 yıllık tecrübemizle gözlemlediğimiz üzere, Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma karсяsında temel kriter “çocuğun üstün yararı” ilkesidir. Eşlerden birinin çocuk üzerinden baskı kurması, çocuğun psikolojik bütünlüğünü hiçe sayması ve onu taraf olmaya zorlaması, velayetin değiştirilmesi veya doğrudan diğer ebeveyne verilmesi için çok güçlü bir gerekçedir.

Bosanma davasinda cocuk ve velayet haklari

Velayet Kararında Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesi gereğince, evlilik devam ederken velayet ortak kullanırken, boşanma durumunda hâkim velayeti taraflardan birine verir. Bu kararı alırken ekonomik güçten ziyade, çocuğun fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini en iyi hangi ebeveynin destekleyeceği incelenir.

Eşini kötüleyen, çocuğa diğer ebeveyni kötü tanıtan veya görüşmeyi engelleyen bir anne veya baba, velayet görevini kötüye kullanmış sayılır. Yargıtay içtihatları da istikrarlı bir şekilde, çocuğun kişilik gelişimini olumsuz etkileyen, diğer ebeveyne karşı yabancılaştıran tarafın velayet hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını vurgulamaktadır. Çocuğun duygusal istismarına yol açan bu tutumlar, mahkeme nezdinde kusur olarak kabul edilir.

  • Çocuğun diğer ebeveyne karşı olumsuz duygular beslemesi için baskı yapmak
  • Çocuğu mahkemede veya uzman görüşmesinde belirli bir tarafı seçmesi için yönlendirmek
  • Kişisel ilişki (görüş günleri) kurulmasını engellemek veya kısıtlamak
  • Çocuğa yetişkinlere ait boşanma detaylarını ve maddi/manevi sorunları aktarmak

Pedagog ve Uzman Raporlarının Önemi

Boşanma davalarında mahkeme, tarafların iddialarını doğrulamak ve çocuğun gerçek isteğini anlamak için sosyal inceleme raporu (SİR) hazırlanmasını talep eder. Bu süreçte uzman pedagoglar, psikologlar ve sosyal çalışmacılar çocukla birebir görüşmeler gerçekleştirir.

Uzmanlar, çocuğun yaşına ve idrak gücüne bağlı olarak beyanlarını alırken, bu beyanların baskı altında verilip verilmediğini kolaylıkla tespit edebilirler. Eğer çocuk, bir ebeveynin yönlendirmesi altında konuşuyor veya ezberletilmiş cümleler kuruyorsa, bu durum uzman raporuna açıkça yansıtılır. Gaziantep Aile Mahkemeleri nezdindeki yargılamalarda, bu raporlar hâkimin hüküm kurmasında en büyük dayanak noktasıdır. Manipülasyon yapan ebeveyn, bu raporlar neticesinde velayeti büyük ölçüde kaybedebilir.

“Çocuk, tarafların çekişmesinde bir araç veya silah değil, korunması gereken en kutsal bireydir. Velayet, cezalandırma veya ödüllendirme aracı olarak hiçbir zaman kullanılamaz.”

Hukuki Süreçte Ne Yapılmalıdır?

Eşinizin çocuk üzerinden baskı kurduğunu, sizi kötülediğini veya çocuğu taraf seçmeye zorladığını fark ediyorsanız, bu durumu hukuki olarak belgelendirmelisiniz. Yaşanan olayları tarih ve detaylarıyla birlikte mahkemeye sunmak, delil toplamak davanın seyrini lehinize çevirecektir.

  • Uzman Yardımı Alın: Çocuğun psikolojik sağlığını korumak ve bu dönemi en az zararla atlatmasını sağlamak için çocuk psikiyatristi veya pedagog desteği alın.
  • Geçici Velayet Talebi: Dava süresince çocuğun daha fazla zarar görmemesi adına avukatınız aracılığıyla geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlenmesi talebinde bulunun.
  • Delilleri Muhafaza Edin: Varsa yazılı mesajlar, ses kayıtları veya tanık beyanlarını mahkemeye sunulmak üzere hazırlayın.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk mahkemede kimi isterse velayet ona mı verilir?

Çocuğun kendini ifade edebilecek olgunlukta (genellikle 8 yaş ve üzeri) olması durumunda, mahkeme veya pedagog eşliğinde görüşü alınır. Ancak çocuğun tercihi mutlak bir bağlayıcılığa sahip değildir. Hâkim, çocuğun bu tercihi baskı altında mı yoksa kendi iradesiyle mi bildiğini inceler; üstün yarar nerede gerektiriyorsa kararı ona göre verir.

Eşimin çocuğu göstermemesi velayeti nasıl etkiler?

Mahkeme kararıyla belirlenen kişisel ilişki günlerinde çocuğun gösterilmemesi veya ebeveyn ile bağının koparılmaya çalışılması, velayetin değiştirilmesi davası açmak için haklı ve güçlü bir sebeptir. Bu durum, çocuğun üstün yararına aykırı bir tutum olarak değerlendirilir.

Manipülasyona uğrayan çocuk için hangi deliller kullanılabilir?

Tanık beyanları, uzman pedagog raporları, okul öğretmenlerinin gözlemleri ve taraflar arasındaki yazışmalar (SMS, WhatsApp vb.) çocuğun baskı altında tutulduğunu kanıtlayan en önemli deliller arasında yer alır.


İletişim Bilgileri:

  • Telefon: 0342 232 56 56 / 0532 715 47 05

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak ve somut olayınızda doğru stratejiyi belirlemek için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • Türk Medeni Kanunu (4721 S.K.)
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas ve Karar İçtihatları

Sizden Gelenler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir