Boşanma süreci, eşler arasındaki duygusal bağın kopmasının yanı sıra ortak yaşam alanlarının da ayrılması mecburiyetini beraberinde getirir. Bu süreçte tarafların en çok karşı karşıya geldiği ve hak kaybına uğramaktan endişe duyduğu konuların başında, evlilik süresince birlikte yaşanılan evin, yani hukuki adıyla aile konutunun (eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri ortak yaşam merkezi) boşanma davası süresince ve sonrasında kime bırakılacağı sorusu gelir.

Gaziantep yerelinde ve Türkiye genelinde aile hukuku alanında edindiğimiz 21 yıllık tecrübe göstermektedir ki; boşanma davası açıldığı andan itibaren eşlerin aynı çatı altında kalmaya zorlanması yeni huzursuzluklara yol açmaktadır. Bu nedenle kanun koyucu, dava sürecinde mağduriyet yaşanmaması adına aile konutunun tahsisi konusunda hâkime geniş bir takdir yetkisi tanımıştır. Bu rehberimizde, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında müşterek konutun kullanım hakkının kime, hangi şartlarla verileceğini ele alacağız.

Gaziantep Bosanma Avukati Ali Tumbas 7

Boşanma Davası Süresince Aile Konutu Kime Verilir?

Boşanma davası açıldığında, mahkeme hâkimi tarafların barınmasına, geçimine ve malların yönetimine ilişkin geçici tedbirleri kendiliğinden (resen) almakla yükümlüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca, davanın devamı süresince evin kullanım hakkı eşlerden birine geçici tahsis yoluyla verilebilir.

Hâkim, evin kullanım hakkını hangi eşe vereceğini belirlerken mülkiyetin (tapunun) kimin üzerine olduğuna bakmaz. Ev ister kocanın ister kadının kişisel malı olsun, ya da kiralık bir daire olsun; tahsis kararı verilirken tamamen sosyal ve ekonomik menfaatler gözetilir. Konutun tahsisinde rol oynayan temel kriterler şunlardır:

  • Geçici Velayet Durumu: Müşterek çocukların geçici velayeti davanın başında hangi eşe verilmişse, çocukların üstün yararı, düzenlerinin bozulmaması ve okul hayatlarının etkilenmemesi adına ev genellikle o eşe tahsis edilir.
  • Ekonomik ve Sosyal Durum: Maddi durumu daha zayıf olan, sığınacak başka bir yeri bulunmayan veya düzenli bir geliri olmayan eşin barınma ihtiyacı önceliklidir.
  • Şiddet ve Güvenlik Unsuru: Eğer eşlerden biri diğerine veya çocuklara yönelik fiziksel, psikolojik ya da ekonomik şiddet uygulamışsa, 6284 Sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri olarak şiddet uygulayan eş evden uzaklaştırılır ve konut mağdur eşe bırakılır.

Boşanma Davası Kesinleştikten Sonra Ev Kimin Olur?

Boşanma davası süresince verilen tahsis kararı geçici niteliktedir ve dava bitip karar kesinleştiğinde (mahkeme kararının yasal itiraz sürelerinin dolmasıyla tamamen uygulanabilir hale gelmesi) kendiliğinden sona erir. Davanın bitiminden sonra konutun nihai durumu, mülkiyet rejimine ve tarafların taleplerine göre şekillenir:

  • Ev Kiralıksa: Boşanma kararıyla birlikte hâkim, çocukların ve eşin durumunu göz önünde bulundurarak kira sözleşmesinin tarafı olmayan eşin, sözleşmenin yeni tarafı olmasına karar verebilir.
  • Ev Eşlerden Birinin Kişisel Malı İsa: Ev evlilik öncesinden kalmışsa veya miras yoluyla edinilmişse, o eşin kişisel malıdır. Boşanma bittikten sonra malik (mal sahibi) olan eş, diğer eşin evden tahliyesini isteyebilir. Ancak istisnai olarak, çocukların velayeti kendisinde kalan ve barınma durumu çok ağır şartlar altında olan eş lehine, hakkaniyet gereği belirli bir süreyle ev üzerinde intifa hakkı (kullanım hakkı) veya oturma hakkı tanınabilir.
  • Ev Evlilik Birliği İçinde Satın Alınmışsa: Evlilik içinde bedeli ödenerek alınan evler edinilmiş mal sayılır. Boşanma davasının kesinleşmesinin ardından açılacak olan mal paylaşımı davası ile evin tasfiyesi gerçekleştirilir. Bu aşamada ev doğrudan ikiye bölünemeyeceği için genellikle güncel değeri üzerinden tarafların payları oranında hesaplama yapılır ve taraflardan biri diğerinin payını (katılma alacağını) nakit olarak ödemezse ev icra yoluyla satılarak parası paylaştırılır.

“Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama hakkı doğar. Hâkim, davanın devamı süresince barınmaya ilişkin tedbirleri alırken eşlerin ekonomik güçlerini, çocukların yaşını ve sosyal çevrelerini dikkate alarak konutu haklı olan veya daha çok ihtiyacı bulunan tarafa tahsis etmelidir.” – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi


Aile Konutu Şerhi Nedir ve Ne İşe Yarar?

Evlilik birliği devam ederken veya boşanma davası açılmadan hemen önce, mülkiyet sahibi olan eşin evi diğer eşin rızası olmadan satmasını, devretmesini veya üzerindeki hakları kısıtlamasını (örneğin ipotek ettirmesini) engellemek amacıyla Tapu Müdürlüğü’ne başvurularak konuta aile konutu şerhi konulmalıdır.

Gaziantep Adliyesi aile mahkemelerinde açılan boşanma davalarında sıklıkla karşılaştığımız durumlardan biri, kusurlu olan veya mal kaçırmak isteyen eşin, dava açılacağını hissettiği an ortak evi üçüncü kişilere satmasıdır. Eğer tapu kaydında aile konutu şerhi bulunuyorsa, tapu sahibi eş diğer eşin açık rızası olmadan bu satışı gerçekleştiremez. Yapılan usulsüz satışlar ise mahkeme kanalıyla iptal ettirilebilir. Bu nedenle boşanma sürecine giren kişilerin vakit kaybetmeden bu şerhi işletmesi hayati önem taşır.


Eşin Evi Terk Etmeye Zorlanması ve Geçici Tahsis Süreci

Olay: Şahinbey/Gaziantep’te ikamet eden müvekkilimiz Bayan (M), iki müşterek çocuğu ile birlikte kocası Bay (K) tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakılarak ortak konuttan ayrılmaya zorlanmıştır. Mülkiyeti kocanın babasına ait olan ancak evlendikleri günden beri alt katını müşterek konut olarak kullandıkları daireden çıkarılan Bayan (M), çocuklarıyla birlikte geçici olarak ailesinin yanına sığınmıştır. Koca Bay (K) ise evde tek başına yaşamaya devam etmektedir.

Hukuki Değerlendirme: Tarafımızca Gaziantep Aile Mahkemesi bünyesinde hem çekişmeli boşanma davası açılmış hem de ivedilikle geçici tahsis talebinde bulunulmuştur. Mahkemeye sunulan deliller ve çocukların eğitim hayatının Gaziantep’teki bu mahallede devam ettiği olgusu göz önünde bulundurularak; evin mülkiyeti koca üzerinde veya koca yakınında olsa dahi, çocukların menfaati ve annenin sığınma ihtiyacı öncelikli kabul edilmiştir. 21 yıllık tecrübemiz ışığında yürütülen süreç neticesinde mahkeme, davanın başlangıcından kesinleşmesine kadar geçen süre boyunca aile konutunun ve içerisindeki ev eşyalarının Bayan (M) ve çocuklarına tahsis edilmesine, kocanın ise konuttan uzaklaştırılmasına karar vermiştir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Ev kiralık ise boşanma davasında evden kimin çıkacağına kim karar verir?

Ev kiralık olsa bile boşanma davası açıldığında hâkim, tarafların durumuna göre kira sözleşmesine konu olan evin kullanım hakkını eşlerden birine geçici olarak verebilir. Karar kesinleştiğinde ise hâkim, kiralık konutun sözleşme tarafı olmayan eş tarafından kullanılmaya devam edilmesine ve kiralayan (ev sahibi) yönünden bu eşin kiracı sıfatını kazanmasına karar verebilir.

2. Ev erkeğin üzerine kayıtlıysa kadın boşanma davası sürerken evde kalabilir mi?

Evet, kalabilir. Boşanma davası süresince aile konutunun geçici tahsisinde tapunun kime ait olduğu önem arz etmez. Hâkim, kadının maddi durumunun yetersiz olması veya çocukların velayetinin kadına verilmesi gibi haklı sebeplerle evin kullanımını dava sonuna kadar kadına bırakabilir.

3. Müşterek konutu rızam dışında kilitleyen ve beni içeri almayan eşe karşı ne yapabilirim?

Boşanma davası açılmadan veya dava sırasında eşlerden birinin diğerini eve almaması, anahtarı değiştirmesi hukuka aykırıdır. Bu durumda derhal mahkemeden barınma tedbiri ve konuta erişim talebinde bulunulabileceği gibi, karakola başvurarak 6284 Sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve konutun mağdur eşe tahsisi yönünde karar alınması talep edilebilir.

4. Boşanma davası reddedilirse aile konutu tahsisi kararı ne olur?

Boşanma davasının reddedilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, dava sürecinde verilmiş olan tüm geçici tedbir kararları (geçici nafaka, velayet ve aile konutu tahsisi dahil) kendiliğinden hükümsüz kalır. Ortak yaşamın yeniden tesisi veya mülkiyet hakkı sahibinin talebi doğrultusunda eski duruma dönülür.


İletişim Bilgileri

  • Telefon: 0342 232 56 56 / 0532 715 47 05
  • Adres: Gaziantep

Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar: 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (Madde 169, 194, 254), 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Güncel Kararları.


Sizden Gelenler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir