Boşanma süreci, hem eşler hem de müşterek çocuk (evlilik birliği içinde doğan ortak çocuk) için oldukça hassas ve yıpratıcı bir dönemdir. Eşler yollarını ayırma kararı aldığında, mahkemenin çözmesi gereken en temel meselelerden biri çocuğun velayetinin kime verileceğidir.

Avukat Ali Tümbaş Hukuk Bürosu olarak, 21 yıllık tecrübemizle Gaziantep yerelinde ve çevre illerde aile hukuku uyuşmazlıklarında müvekkillerimize destek oluyoruz. Bu süreçte en çok karşılaştığımız sorulardan biri, mahkemenin karar verirken çocuğun kendi fikrini, yani “Hangi ebeveyniyle kalmak istediğini” sorup sormayacağıdır. Çocuğun velayet konusundaki tercihinin dikkate alınması, Türk Hukukunda belirli yaş ve olgunluk kriterlerine bağlanmıştır.

ChatGPT Image 21 Eyl 2026 14 29 44

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Nedir?

Aile Mahkemesi hakimi velayet kararını verirken tarafların kusur durumundan ziyade “çocuğun üstün yararı” ilkesini gözetir. Çocuğun bedensel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimi için en uygun ortamın hangi ebeveyn tarafından sağlanacağı tespit edilir.

  • Çocuğun eğitim hayatının nerede daha istikrarlı süreceği incelenir.
  • Ebeveynlerin çocuğa ayırabileceği zaman ve bakım imkanları değerlendirilir.
  • Çocuğun alışkın olduğu yaşam düzeninin korunup korunamayacağına bakılır.

Yargıtay Kararlarına Göre İdrak Yaşı (8 Yaş Kuralı)

Türk Medeni Kanunu’nda çocuğun görüşünün alınması için kesin bir yaş sınırı belirtilmemiştir. Ancak Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları (benzer konularda verilmiş emsal mahkeme kararları) doğrultusunda bir standart oluşturulmuştur.

Yargıtay uygulamalarına göre, bir çocuğun velayet konusunda sağlıklı bir tercih yapabilmesi için idrak çağında (neyin doğru neyin yanlış olduğunu, olayların sonuçlarını kavrayabilme olgunluğunda) olması gerekir. Türk hukukunda idrak çağı genel kabul olarak 8 yaş olarak belirlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarına göre; 8 yaşını tamamlamış ve idrak çağında olan çocuğun, kendisini doğrudan ilgilendiren velayet konusunda mahkemece dinlenerek görüşünün alınması zorunludur. Çocuğun beyanı alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, kararın Yargıtay tarafından bozulması sebebidir.

Eğer çocuğunuz 8 yaş ve üzerinde ise, mahkeme velayet kararını vermeden önce mutlaka çocuğun görüşüne başvurmak zorundadır.

Çocuğun Görüşü Nasıl Alınır? Mahkeme Süreci

Çocuğun adliye ortamında psikolojik olarak yıpranmaması için görüş alma işlemi son derece özenli yürütülür. Gaziantep Adliyesi Aile Mahkemelerinde görülen dosyalarda, çocuğun doğrudan hakim karşısına çıkarılarak çapraz sorguya alınması gibi bir durum söz konusu değildir. Süreç genellikle şu adımlarla ilerler:

  • Pedagog (Uzman) Ataması: Mahkeme, tensip zaptı (ilk duruşma öncesi hazırlanan tutanak) ile birlikte dosyaya bir adli destek görevlisi (pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı) atar.
  • Uzman Görüşmesi: Uzman, çocukla onun yaş seviyesine uygun, stresten uzak bir adli görüşme odasında (AGO) baş başa görüşür. Bu görüşmede çocuğu yönlendirmeden, oyunlar veya sohbet eşliğinde eğilimleri tespit edilir.
  • SİR (Sosyal İnceleme Raporu) Hazırlanması: Uzman, ebeveynlerin yaşam alanlarını inceleyip, çocukla yaptığı görüşmenin sonuçlarını bir rapor halinde mahkemeye sunar.

Çocuğun Tercihi Mahkeme İçin Kesin Bağlayıcı mıdır?

8 yaş ve üzeri çocukların fikrinin alınması zorunlu olsa da, çocuğun tercihi mahkeme için yüzde yüz bağlayıcı değildir. Hakim, çocuğun tercihini SİR raporu ve diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Örneğin; 10 yaşındaki bir çocuk “Babama gitmek istiyorum çünkü bana sürekli tablet alıyor ve ders çalışmam için baskı yapmıyor” şeklinde bir beyanda bulunabilir. Ancak pedagog raporunda bu durumun çocuğun eğitimini ve kişisel gelişimini olumsuz etkileyeceği tespit edilirse, hakim çocuğun isteğinin aksine, disiplinli ve düzenli bir hayat sunan anneye velayeti verebilir. Çocuğun üstün yararı, her zaman çocuğun anlık heveslerinden üstündür.

Velayet Değiştirme Davalarında Çocuğun Rolü

Mevcut bir velayet kararı varken şartların değişmesi halinde velayet değiştirme davası açılabilir. (Örneğin; velayeti elinde bulunduran ebeveynin başka bir şehre taşınması, çocuğa şiddet uygulaması veya çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayamaması).

Bu davalarda da, özellikle çocuk ergenlik dönemine (12-15 yaş ve üzeri) girmişse, mahkeme çocuğun beyanına çok daha büyük bir ağırlık verir. Zira bu yaş grubundaki bir çocuğun zorla, istemediği bir ebeveynin yanında yaşatılması hem fiilen zor hem de çocuğun psikolojisi açısından yıkıcıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

6 Yaşındaki Çocuğun Velayet Tercihi Sorulur mu?

Hayır. Yargıtay uygulamalarına göre 8 yaşından küçük çocuklar idrak çağında kabul edilmediği için, kendi başlarına sağlıklı bir velayet tercihi yapamayacakları varsayılır. Bu nedenle 6 yaşındaki bir çocuğun doğrudan mahkemece tercihi sorulmaz; ancak pedagog çocuğun gelişim durumunu ve ebeveyn bağını raporlamak için çocukla görüşebilir.

Çocuğun Mahkemede Dinlenmesi Zorunlu mu?

Eğer çocuk 8 yaşından büyükse, evet zorunludur. Çocuğun bizzat hakim tarafından dinlenmesi veya uzman (pedagog/psikolog) vasıtasıyla görüşünün alınarak rapora bağlanması yasal bir zorunluluktur. Görüş alınmadan karar verilmesi usule aykırıdır.

Çocuğun Fikri ile Pedagog Raporu Çelişirse Ne Olur?

Mahkeme, çocuğun yüksek yararını gözetmekle mükelleftir. Eğer çocuğun kalmak istediği ebeveyn, pedagog raporuna göre çocuğun ahlaki ve fiziksel gelişimine zarar verecek bir yapıdaysa (örneğin madde bağımlılığı veya şiddet eğilimi varsa), mahkeme çocuğun talebini değil, uzman raporunun işaret ettiği “çocuğun üstün yararını” tercih eder.

Gaziantep’te Velayet Davaları Ne Kadar Sürer?

Gaziantep Adliyesi’nin yoğunluğu, delillerin toplanma süresi, pedagog incelemesi ve tanıkların dinlenmesi gibi etkenlere bağlı olarak çekişmeli velayet davaları ortalama 1 ila 1,5 yıl sürebilmektedir. Anlaşmalı boşanma protokolü ile velayet konusu çözülmüşse, süreç çok daha kısa (tek celsede) tamamlanır.

İletişim ve Yasal Danışmanlık:
Aile hukuku uyuşmazlıkları ve velayet süreçlerinde hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir avukatla çalışmak büyük önem taşır. 21 yıllık hukuki birikimimizle yanınızdayız.
Avukat Ali Tümbaş Hukuk Bürosu – Gaziantep
Telefon: 0342 232 56 56 / 0532 715 47 05

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendi içinde farklı dinamiklere sahip olduğundan, hukuki süreçlerinizi başlatmadan önce hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (Madde 336 ve devamı)
  • Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (Madde 12)
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi İlgili Emsal Kararları

Sizden Gelenler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir