Tüketiciler olarak satın aldığımız bir ürünün garanti süresinin bitmesi, o üründe ortaya çıkabilecek her türlü sorunda hak iddia edemeyeceğimiz anlamına gelmez. Birçok vatandaşımız, garanti süresi bittikten sonra yaşanan arızalarda tüm masrafları cebinden karşılamak zorunda olduğunu düşünmektedir. Ancak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, belirli durumlarda bu algıyı değiştiren önemli korumalar sunmaktadır. Özellikle gizli ayıp adı verilen ve ürün ilk alındığında fark edilemeyen kusurlar, garanti süresi dolmuş olsa bile tüketicilere yasal haklar tanımaya devam edebilir.

ChatGPT Image 18 Eyl 2026 12 13 27

Gizli Ayıp Nedir ve Garanti Süresinden Farkı Nedir?

Gizli ayıp, malın teslimi sırasında dışarıdan bakıldığında veya ilk kullanımda kolayca fark edilemeyen, ancak zamanla ortaya çıkan ya da detaylı bir inceleme sonucu anlaşılan kusurlardır. Standart garanti süreleri genellikle üretici veya satıcı tarafından belirlenen 1 ya da 2 yıllık süreci kapsar.

Ancak gizli ayıplı mallarda durum çok daha farklı bir hukuki zemine dayanır. Eğer bir malda üretimden veya malzemeden kaynaklanan ve baştan gizlenmiş bir kusur varsa, bu durum ortaya çıktığında yasal sorumluluklar yeniden tetiklenebilir. 21 yıllık tecrübemizle müvekkillerimize sıkça açıkladığımız üzere, kanun koyucu tüketicinin mağdur olmaması için bu gibi durumlara özel hak süreleri tanımıştır.

Gizli Ayıp Durumunda Tüketicinin Hakları Nelerdir?

Bir üründe garanti süresi dolmuş olsa bile, ortaya çıkan kusurun “gizli ayıp” niteliği taşıdığı kanıtlandığı takdirde tüketicinin kanundan doğan seçimlik hakları bulunmaktadır. Bu hakların kullanılmasında satıcının veya üreticinin sorumluluğu devam edebilir.

  • Malın ayıpsız bir misli (benzeri) ile değiştirilmesini istemek,
  • Ayıp oranında bedel indirimini talep etmek,
  • Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere malın ücretsiz onarılmasını istemek,
  • Sözleşmeden dönerek ödenen tutarın iadesini talep etmek.

“Satıcı, malın ayıplı olduğundan haberdar olmasa bile, ayıbın sonuçlarından hukuken sorumludur. Tüketicinin korunması ilkesi, bu tür durumlarda hak arama özgürlüğünü güvence altına alır.”

Zamanaşımı Süreleri ve Hukuki Süreç Nasıl İşler?

Tüketiciler açısından en kritik unsurlardan biri, bu hakların hangi süreler içinde kullanılacağıdır. Normal şartlarda ayıplı mal sorumluluğu, malın teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, satıcının ayıbı ağır kusur veya hile ile gizlediği durumlarda bu zamanaşımı süreleri uygulanmaz.

Gaziantep Adliyesi çevresinde ve tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, malın gizli ayıplı olduğunu iddia eden tarafın bunu bilirkişi incelemesi ile kanıtlaması beklenir. Ürünün yapısından kaynaklanan gizli bir kusurun varlığı uzman raporuyla saptandığında, satıcıya karşı yasal yollara başvurmak mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Garanti süresi bittikten sonra hangi durumlarda satıcıya başvurulabilir?

Üründe baştan beri var olan ancak sonradan ortaya çıkan üretim kaynaklı bir gizli ayıp varsa, kanuni zamanaşımı süreleri içinde (veya hile durumunda) satıcıya başvurulabilir.

Gizli ayıp iddiası için bilirkişi raporu şart mı?

Evet, uyuşmazlığın çözümü ve mahkemeler veya Tüketici Hakem Heyetleri nezdinde hakkın kanıtlanabilmesi için genellikle uzman bilirkişi incelemesi ve raporu gereklidir.

Hak aramak için başvuru nereye yapılır?

Uyuşmazlık tutarına göre İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetlerine ya da Tüketici Mahkemelerine başvuru yapılabilir.

İletişim Bilgileri:
Telefon: 0342 232 56 56 / 0532 715 47 05

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
  2. Türk Borçlar Kanunu Satış Sözleşmesi Hükümleri
  3. Yüksek Mahkeme Tüketici Hukuku Emsal Kararları

Sizden Gelenler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir