Evlilik birliği süresince eşler, ortak yaşamın getirdiği ihtiyaçları karşılamak amacıyla kredi çekebilir, kredi kartı harcaması yapabilir veya üçüncü kişilere kefil olabilirler. Ancak boşanma aşamasına gelindiğinde, mal varlıklarının nasıl paylaşılacağı sorusu kadar, bu birikmiş borçların kimin üzerinde kalacağı sorusu da büyük önem kazanır. Çiftler arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açan bu durum, Türk Medeni Kanunu ve borçlar hukuku genel prensipleri çerçevesinde çözüme kavuşturulmaktadır.
Gaziantep Hukuk Bürosu olarak, 21 yıllık tecrübemizle boşanma ve mal rejimi tasfiyesi (evlilik sonrasında malların ve borçların hukuki olarak paylaştırılması süreci) aşamalarında vatandaşlarımızın en çok karşılaştığı ortak borçlar konusunu bu yazımızda tüm detaylarıyla inceledik.

Boşanmada Borçların Paylaşımında Temel Kural Nedir?
Hukukumuzda temel ilke, borçların şahsiliği prensibidir. Yani evlilik birliği içinde veya öncesinde hangi eş bir borç ilişkisinin altına imza atmışsa, hukuki olarak o borçtan doğrudan kendisi sorumludur. Bankalar veya alacaklılar, evlilik devam etse bile borcun altına imzası olmayan diğer eşten bu parayı yasal olarak talep edemezler.
Ancak konu mal rejimi tasfiyesi davasına (boşanmadan sonra açılan mal paylaşımı davası) geldiğinde durum değişmektedir. Evlilik süresince edinilen malların değeri hesaplanırken, bu mallar için yapılan borçlar da hesaba katılır. Türk Medeni Kanunu’na göre, bir malın edinilmesinde kullanılan borçlar, o malın değerinden düşülür ve kalan net miktar (artık değer) eşler arasında eşit olarak paylaştırılır.
Kredi, Kredi Kartı ve Kefalet Borçlarının Hukuki Durumu
Evlilik içerisinde karşılaşılan borç türleri ve bunların boşanma davası ile mal paylaşımı davasındaki yasal karşılıkları şu şekildedir:
1. Evlilik Birliği İçinde Çekilen Konut veya Araç Kredileri
Boşanma sürecinde en çok uyuşmazlık çıkan alanlardan biri, aile konutu veya ortak araç için çekilen ve henüz ödemesi bitmemiş banka kredileridir.
- Kredi kimin adına çekilmişse, bankaya karşı asıl borçlu o eş kalmaya devam eder. Banka, boşanma kararını gerekçe göstererek diğer eşi borçlu yapamaz.
- Mal paylaşımı davasında ise mahkeme, taşınmazın veya aracın güncel piyasa değerinden, boşanma davasının açıldığı tarihte kalan toplam kredi borcunu düşer.
- Kalan net miktar ikiye bölünür. Eğer eşlerden biri boşanma davası sürerken krediyi tek başına ödemeye devam etmişse, ödediği bu payı mal paylaşımı davasında diğer eşten talep etme hakkına (denkleştirme alacağına) sahip olur.
Anlaşmalı Boşanma Duruşmasında Hakim Ne Sorar? yazımızı okumak için
2. Kredi Kartı Borçlarının Paylaşımı
Kredi kartı borçlarında da borcun şahsiliği ilkesi geçerlidir. Kart kimin adına tanımlıysa, banka borcun ödenmesini o eşten talep eder. Ancak kart harcamalarının içeriği mal paylaşımını doğrudan etkiler:
- Eğer kredi kartı harcamaları evin mutfak masrafı, çocukların okul giderleri gibi ailenin ortak ihtiyaçları için yapılmışsa, borcu ödeyen eş mal paylaşımı davasında bu giderlerin yarısını diğer eşten takas-mahsup yoluyla isteyebilir.
- Eğer eşlerden biri, kredi kartını tamamen kişisel zevkleri, şahsi lüks harcamaları veya kumar gibi aile birliğiyle alakası olmayan işler için kullanmışsa, bu borç tamamen kendisine ait kalır ve ortak hesaba dahil edilemez.
3. Evlilik İçinde Üçüncü Kişilere Verilen Kefalet Borçları
Eşlerden birinin, bir yakınına veya iş ortağına yasal olarak kefil (başkasının borcunu ödemeyi taahhüt etme işlemi) olması durumunda borç şahsidir.
- Türk Medeni Kanunu uyarınca, bir eşin ticari hayatın olağan akışı dışındaki kefalet işlemleri için diğer eşin yazılı rızasını alması şarttır.
- Eşin rızası olmadan verilen kefaletler yasal olarak geçersiz sayılabilir. Ancak usulüne uygun yapılmış bir kefalet borcu varsa, bu borç sadece kefil olan eşi bağlar, boşanmada diğer eşe devredilemez.
Gaziantep Adliyesi Aile Mahkemelerinde takip ettiğimiz bir dosyada, taraflar evlilik birliği içinde müvekkilimizin adına bankadan çekilen konut kredisiyle bir daire satın almışlardır. Boşanma davası açıldığı sırada, konut kredisinin ödenmesi gereken 36 aylık taksiti daha bulunmaktaydı. Davalı eş, evin tapusu müvekkilimizin üzerinde olduğu için hem evin yarısını istemiş hem de kalan krediyi ödemeyeceğini beyan etmiştir.
Büromuzun 21 yıllık tecrübesiyle mahkemeye sunduğu savunma ve bilirkişi incelemesi neticesinde:
- Evin güncel piyasa değerinden, boşanma davasının açıldığı gün itibarıyla kalan toplam taksit tutarı (kredi borcu) düşülmüştür.
- Müvekkilimizin boşanma davası boyunca tek başına ödediği kredi taksitleri hesaplanarak kendi şahsi payı koruma altına alınmıştır.
- Böylece karşı tarafın haksız zenginleşmesi önlenmiş, adil ve yasalara tam uyumlu bir mal ve borç tasfiyesi gerçekleştirilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Boşanma davası açılınca eşimin kredi kartı borcu bana kalır mı?
Hayır, kalmaz. Kredi kartı borçlarında muhatap, kartın yasal sahibidir. Ancak eşiniz kartı ailenin ortak ihtiyaçları için harcadığını mahkemede ispatlarsa, mal paylaşımı davasında borcun yarısını sizden talep edebilir.
2. Evlilikte çekilen ihtiyaç kredisini boşanırken kim öder?
İhtiyaç kredisini banka nezdinde krediyi çeken eş ödemekle yükümlüdür. Ancak bu para ortak bir malın (örneğin ev eşyası) alımında kullanıldıysa, mal rejiminin tasfiyesi sırasında borç miktarı hesaplamada dikkate alınır.
3. Boşanma davası devam ederken ödediğimi kredileri geri alabilir miyim?
Evet. Boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren mal rejimi (ekonomik ortaklık) hukuken sona erer. Bu tarihten sonra borcu tek başınıza ödemeye devam ederseniz, ödediğiniz miktarın yarısını diğer eşten mal paylaşımı davasında geri isteyebilirsiniz.
4. Eşimin habersiz çektiği borçlardan sorumlu olur muyum?
Eşinizin şahsi işleri veya kişisel harcamaları için sizden habersiz aldığı borçlardan, kredilerden veya borç senetlerinden yasal olarak hiçbir sorumluluğunuz bulunmamaktadır.
İletişim ve Randevu
Boşanma ve mal paylaşımı davalarında borçların doğru analiz edilmesi ve adil bir paylaşım yapılması, gelecekte büyük mali krizlerle karşılaşmamanız adına hayati önem taşır. Süreci profesyonel bir şekilde yürütmek için Gaziantep’te bulunan hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz.
- Telefon: 0342 232 56 56
- GSM: 0532 715 47 05
- Adres: Gaziantep
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 186, 219, 228, 230
- Türk Borçlar Hukumunun Genel Hükümleri
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Emsal İlamsız Kararları
Bir yanıt yazın