Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı

Trafik kazasindan kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminati

Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı

Özet : Mahkemece davalı sigorta şirketi lehine, kazaya karışan aracın zorunlu taşımacılık sigortası bulunmadığından bahisle tazmin yükümünün önce Güvence Hesabına yöneltilmesi gerektiğine, bu nedenle husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Yargıtay ilgili daire kararıyla, aracın zorunlu mali mesuliyet ve varsa ihtiyari sorumluluk sigortalarını sağlayan şirketlerin de sıralı sorumluluk ilkesine göre sorumlulukları olduğu gerekçesiyle bozma hükmü verilmiştir. 

T.C.

Yargıtay

17. Hukuk Dairesi    

Esas : 2016/18996 

Karar : 2018/998 

Karar Tarihi : 18.02.2018

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, 06.08.2015 tarihinde desteğin davalıya trafik sigortalı araçta yolcu olduğunu, meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kazaya karışan aracın zorunlu taşımacılık sigortasının bulunmadığı, sıralı sorumluluk gereği taşımacılık sigortası bulunmaması halinde Güvence Hesabına davanın yöneltilmesi gerektiği, davalı trafik sigortasına dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davalı …nin, davacının desteğinin yolcu olarak bulunduğu ticari minübüsün zorunlu trafik sigortacısı olduğu hususu çekişmesizdir.

Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre, “Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder. “4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.

Bu durumda, yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında aracın taşımacılık sigortası bulunmadığı, Güvence Hesabı yönetmeliğine göre Güvence Hesabına başvuru zorululuğunun olmadığı sıralı sorumluluk uyarınca aracın trafik sigortacısı davalı … şirketine dava yöneltilebileceği gözönüne alınarak işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18/02/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

Daha fazla bilgi için doğrudan 05325740383 numaralı telefondan veya diğer iletişim yollarından irtibata geçebilirsiniz.

Avukatlarımızın Yazısını Oylar mısınız?

Call Now

Scroll to Top
WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat ile görüşmek ister misiniz?