İdare Hukuku Avukatı

İDARE HUKUKU

İdare hukuku, temeli anayasada belirlenen, idarenin faaliyet ve örgütlenmesine ilişkin kurallar öngören, kamuya tanınan üstünlük ve ayrıcalıklar ile bireye tanınan hak ve hürriyetlerin dengelenmesini sağlayan hukuk dalıdır.
Gaziantep Avukatlık ofisi olarak idari dava avukatlığı avukatlarımızca üstlenilmektedir.
 

İdare Hukuku Davaları

İdarenin işlem ve eylemlerine karşı açılan davalara genel olarak idari dava adı verilmektedir. İdari davalar doktrin ve İdari Yargılama Usul Kanunu (İYUK) çerçevesinde üç farklı dava tipi olarak tasnif edilmiştir. Bunlar sırası ile iptal davaları, tam yargı (tazminat) davaları, idari sözleşmeden kaynaklanan davalardır.

İptal davası

İdarenin hukuk aleminde ortaya koymuş olduğu bir işleminin yetki, şekil, sebep, konu, amaç unsurları yönünden en az biri nezdinde hukuka aykırı olduğu iddiası ile işlemin iptalinin talep edildiği, işlemden zarar gören kişi tarafından idare mahkemelerinde açılmış olan davadır. İdari davaların önemli kısmını iptal davaları oluşturmaktadır. Örneğin; ruhsat iptaline karşı, atama kararına karşı, disiplin cezası kararına karşı açılan davalar iptal davasıdır.

Tam yargı davası

İdarenin ortaya koymuş olduğu işlem ve eylemler neticesinde kişisel hakları zarara uğrayan gerçek ya da tüzel kişilerin açmış olduğu maddi ve/veya menevi tazminat talepli olarak idare mahkemelerinde açılmış olan davalardır. Örneğin; hastanede tıbbi hatalı uygulama sonucunda sakat kalan kişinin idare aleyhine açtığı tazminat davası, haksız yere binası belediye tarafından yıkılan kişinin belediye aleyhine açtığı maddi tazminat davası bir tam yargı davasıdır.

Gaziantep İdare Mahkemesi

 İdare mahkemesi Gaziantep de aranan mahkemeler arasındadır. İdari sözleşmeden kaynaklanan davalar, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç olmak üzere kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin olarak idare mahkemelerinde açılan davalardır.

2575 sayılı Danıştay Kanunu ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre Türk İdari Yargı Teşkilatı üç basamaklı olacak şekilde teşkilatlandığı görülmektedir. İlk derece mahkemesi konumunda idare mahkemeleri yer almaktadır. İstinaf mercii olarak bölge idare mahkemeleri ikinci basamakta yer almaktadır. Temyiz mercii sıfatında bulunan ve aynı zamanda kuruluş kanununda da Yüksek İdare Mahkemesi olarak nitelenen Danıştay üçüncü basamakta yer almaktadır. Gaziantep idare hukuku avukatı. Danıştay’ın yalnızca yargılama görevi bulunmamakta danışma ve inceleme mercii olarak da hizmet vermektedir.

Gaziantep idare hukuku avukatlık ofisi olarak devlet ve devlet kurumlarına karşı olan ihtilaf ve uyuşmazlıklarda idare hukuku avukatlık hizmeti vermekteyiz. Devlete karşı açılan idari davalardan bir çoğu şunlardır:

  • İdari para cezalarının iptali
  • İdari işlemin iptali
  • İdarenin verdiği zararlara karşı açılan tazminat davası
  • Tüm bu konularda danışmanlık ve dava avukatlığı hizmeti vermekteyiz. Gaziantep idare hukuku avukatı olarak başlıca yaptığımız işlemler şu şekildedir:
  • Uzlaşma işlemlerinin takibi
  • İdareye yapılan başvuruların takip edilmesi bu konularda karar verilmesi ve işlemlere karşı itirazlarının yapılması
  • Hukuka aykırı idari işlemlerin iptali nedeniyle dava açılması
  • İdarenin kusuru hukuka aykırı neticesinde ortaya çıkan zararlarını Tazmin edilmesi bu konuda Tam yargı davası açılması
  • Kamulaştırmaya ilişkin itirazların yapılması ve bu konudaki uyuşmazlıkların giderilmesi gerektiği durumlarda uzlaşma yoluna başvurulması
  • Kamu görevlileri ile ilgili mevzuattan kaynaklanan uyuşmazlıklar
  •  Kamu görevlilerinin atanma, geçici atama, atanamama, ilişik kesme işlemlerinin iptaline ilişkin davalar
  •  Kamu Görevlilerinin Her Türlü Parasal Haklarından Kaynaklı İdari Davalar
  •  Kamu Görevlilerinin Her Türlü Disiplin İşlemlerinden Doğan İdari Davalar ( Kınama, Uyarma, Aylıktan Kesme, Göreve Son Verme vb. )
  •  Karayolları Trafik ve Karayolları Taşıma Kanunundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
  •  Kamu İhale Kanunundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
  •  Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarından Kaynaklanan İdari Davalar
  •  Üst Kurulların Mevzuatından Kaynaklı Uyuşmazlıklar
  •  İmar Plan Düzenlemelerinin İptaline İlişkin Davalar
  •  İmar Yıkım ve İmar Para Cezası İşlemlerinden Doğan Davalar
  •  Her Türlü Ruhsat Belgelerinin İptaline İlişkin Davalar
  •  Ohal Komisyonunun Verdiği Kararlara İlişkin Davalar
  •  İmar Affı Uygulamalarından Doğan Uyuşmazlıklara İlişkin İptal Davaları
  •  Tam Yargı ( Tazminat ) Davaları
  •  Terör Mevzuatından Doğan Tazminat Davaları
  •  İmar Mevzuatından Kaynaklanan Tazminat Davaları
  •  Karayolları Trafik ve Karayolları Taşıma Kanunundan Kaynaklı Tazminat Davaları Ayrıca İdare mahkemesinde yazılı yargılama kural olmakla birlikte; bazı istisnai davalarda “ivedi yargılama usulü” uygulanır (2577 sayılı İYUK m.20/A). İvedi yargılama usulü uygulanacak istisnai davalar şunlardır:
    • İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri hakkında açılan idari davalar,
    • Acele kamulaştırma işlemleri hakkında açılan idari davalar,
    •  Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları aleyhine açılan idari davalar,
       2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri ile ilgili açılan idari davalar,
    •  2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlara karşı açılan idari davalar,
    •  6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Bakanlar Kurulu kararları aleyhine açılan idari davalar.

İdari Dava Dilekçelerinin Hazırlanması

Söz konusu hukuki konularda yaşayabileceğiniz sorunlarda bir sıkıntı yaşaşamamk adına uzman bir idare avukatı eşliğinde dilekçenizi hazırlamanız yararınıza olacaktır.

İdari davalar, Danıştay ve idare mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde;
Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait

  • Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  • Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
  • Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,

Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası gösterilir.
Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.

İdare Hukuku Avukatlığı ve İdari Dava Süreci Hakkında Detaylar

İdare avukatı, idare hukuku alanında uzmanlaşmış olan avukata verilen isimdir. İdare avukatı tarafından verilen hizmetlere ve avukat tutmanın ehemmiyetine geçmeden önce idare hukuku kavramından ne anlaşılması gerektiği üzerinde durmamız yararlı olacaktır.

İdare hukuku, kamu idarenini, kamu kuruluşlarının işleyiş şekillerini ve bunların kişilerle olan ilişkilerini konu alan bir hukuk dalı olarak tanımlanabilir. İdare hukukunun temeli asal bakımından anayasada belirlenmiştir ve burada kamuya üstünlük ve imtiyazlar tanımlanmıştır. İdare hukukunun açığa kavuşturulabilmesi hesabına idare kavramının da ne manaya geldiğini tanımlamamız gereklidir.

İdare, organik anlamda devlet yapılanmasının içerisinde belirli görevleri yerine getirmek emeliyle oluşturulan örgüt ve bu örgütte istihdam edilen kişiler olarak tanımlanmaktadır. İdarenin varoluş emeli ise kamu faydasının gerçekleştirilmesidir. İşte bu konular üzerinde uzmanlığa sahip ve bu alanda hizmet vermeyi kendine emel edinmiş olan kişilere de idare avukatı denilmektedir. Gaziantep idare hukuku avukatı

Önceden de belirtmiş olduğumuz gibi idare hukukunun alanı çok geniştir. Dolayısıyla idare avukatının vermiş olduğu hizmetlerin sayısı da fazladır. Ancak belli başlı hizmetlerini saymamız gerekirse şu şekilde sıralamamız olasıdır:

İdarenin sorumluluğu hasebiyle tazminat davası açılması, hukuka ters olarak gerçekleştirilen işlemlerin iptaline ait davaların açılması, yönetimsel para cezalarına karşı çıkılması, talebe davalarının açılması ve yürütülmesi, memur davalarının açılması ve yürütülmesi, vergi suçu ve cezaları ile ilgili bilgi verilmesi, vergi uyuşmazlıklarına konusunda davaların açılması, kamulaştırmayla alakalı davaların yürütülmesi, vergi uyuşmazlıklarının yönetimsel evrede düzeltme yolu ile analiz etmesi, karayolları trafik davalarının açılması, ihale hukukuna konusunda ihtilafların çözüme kavuşturulması ve ihale davalarının izlemesi, özelge müracaatlarının yapılması, Belediye Kanununa ait uyuşmazlıkların analiz etmesi ve bu konuda danışmanlık hizmeti verilmesi ve imar hukukuna ait uyuşmazlıkların analiz etmesi ve bu konudaki davaların takibinin sağlanması

İdare avukatının başlıca vermiş olduğu hizmetler arasında bulunmaktadır.

Yukarıda saymış olduğumuz hizmetlerin sayısını çoğaltmamız olasıdır.
Dolayısıyla idare hukuku ve idari yargı alanında yaşanılan rastgele bir mesele karşısında bir profesyonele müracaat etmek en doğru seçenek olacaktır.

İdare Hukukuna İlişkin Emsal İdari Dava Kararı

KİŞİNİN HAGB DENETİMİNDE OLMASI SİLAH RUHSATI ALMASINA ENGEL DEĞİLDİR

Danıştay 15. Daire
Esas : 2011/1079
Karar : 2012/530
Karar Tarihi : 25.01.2012

İstemin Özeti :
… İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve … sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti :
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkiminin Düşüncesi : Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay On ikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, …. İl Sağlık Müdürlüğü’nde personel şube müdürü olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-h maddesi uyarınca uyarma cezasıyla tecziyesine dair 04/02/2011 tarih ve 3288 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare mahkemesince, davacıya isnat edilen fiilin, soruşturma raporunda yer alan belgelere ve tanıkların ifadelerine göre sübut bulduğu anlaşıldığından davacının uyarma cezası ile tecziye edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-h maddesinde, “Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak” fiili, uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacının, il sağlık müdürü başkanlığında müdür yardımcıları, şube müdürleri ve birim sorumluları ile 29.11.2010 tarihinde yapılan rutin haftalık değerlendirme toplantısında il sağlık müdürüne karşı küçük düşürücü ve saygı sınırını aşan hal ve tavırlar sergilediği iddiasına ilişkin olarak düzenlenen disiplin soruşturma raporunda, davacının 29.11.2010 tarihinde yapılan toplantıda il sağlık müdürüne yüksek ses tonuyla konuşarak toplantı havasını gerdiği, toplantı maksadı olan eşgüdümü engelleyerek toplantıdan verim alınmamasına neden olduğu ve görevin işbirliği içinde yapılmasına aykırı davranışlarda bulunduğundan bahisle 657 sayılı Kanun’un 125/A-h maddesi uyarınca cezalandırılmasının teklif edildiği, bu teklif uyarınca davacının uyarma cezası ile cezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması, disiplin amirleri ve disiplin kurulları üyelerinin olayı objektif değerlendirmesiyle mümkün olduğundan, disiplin hukukunda, hakkında soruşturma yürütülen kişilerle arasında husumet bulunan, soruşturmada taraf pozisyonunda olan ve soruşturmayı yürüten kişilerin disiplin amiri sıfatıyla ya da disiplin kurulu üyesi olarak tesis edilecek disiplin cezası işlemine katılamayacakları kabul edilmektedir.

Bakılan davada, dava konusu disiplin cezasını veren ve disiplin amiri konumunda olan il sağlık müdürüne karşı davacı tarafından, 29.11.2010 tarihinde yapılan toplantıda kendisine karşı yüksek ses tonuyla konuşarak toplantı havasını gerdiği, toplantı maksadı olan eşgüdümü engelleyerek toplantıdan verim alınmamasına neden olduğu ve görevin işbirliği içinde yapılmasına aykırı davranışlarda bulunduğundan bahisle il sağlık müdürü söz konusu olaya ilişkin olarak soruşturma yapılması için sağlık müdür yardımcılarından birini görevlendirilmek üzere valilik onayına sunduğu, görevlendirilen kişinin hazırladığı rapor sonucu getirilen teklif doğrultusunda yine bizzat il sağlık müdürü tarafından savunma alınarak dava konusu işlemi tesis ettiği anlaşılmakta olup, bu soruşturmanın açılmasını isteyen, bir başka ifadeyle davacıya isnat edilen fiilin muhatabı olan ve hakkında soruşturma yapılmasını isteyen kişi ile söz konusu soruşturma sonucu ceza veren kişinin aynı olması objektif ve tarafsız değerlendirmeyi olumsuz yönde etkileyeceğinden,  dava konusu işlemde bu yönden hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu duruma göre, yukarıda belirtilen husus dikkate alınmadan davanın reddi yönünde hüküm kuran idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İdare Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İdare hukuku avukatıidarenin başka bir idare yahut gerçek veya tüzel kişiler arasında doğan dava ve işlerin görülmesi ile bu dava ve işlerin hukuki sürecinin takibi ve sonuçlandırılmasında görevli olan avukattır. Kısaca idare hukuku içerisinde incelenen tüm konular idare hukuku avukatının görev alanına girecektir.
 
İdare hukuku, kamu yararını sağlamak, bireyler ve toplulukların idare arasındaki ilişki süreçlerini düzenleyen bir hukuk dalıdır. İdare avukatı ise bu alanda uzmanlaşmış avukatlara verilen bir isimdir. İdare hukukunun temeli anayasada belirlenmiştir.
 
İdari davalar ne kadar sürede sonuçlanır sorusunun cevabı ise düştüğü mahkeme ve ile göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama bir yıl civarıdır.
 
 İdare tarafından size yazılı bildirim (tebligat) yapılmasını takiben vergi mahkemelerinde 30, idare mahkemelerinde veya Danıştayda 60 gün içerisinde dava açmanız gerekir. Bu süreler dışında özel kanunlarda düzenlenen dava açma süreleri de vardır.
 
İdari yargıda dava türleri üçe ayrılır. Bunlar, iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden doğan davalardır.
 
İdari yargı nedir, ne işe yarar sizler için derledik. İdare mahkemeleri, vergi idaresi dışında kalan idarelerin yaptıkları tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunu denetler. Aynı zamanda, vergi mahkemeleri vergi idaresinin yaptığı vergilendirme işlemlerinin hukuka uygunluk denetimini de gerçekleştirir. Gaziantep idari avukat
 

Bu işlemlerin tümü https://vatandas.uyap.gov.tr adresine T.C. Kimlik Numarası ve e-Devlet şifresiyle girilerek yapılabilmektedir.

UYAP Bilişim Sistemi aracılığıyla davanızın son durumunu öğrenebilir, evrak gönderebilir ve gerekiyorsa harç/masraf/tahsilat işlemlerinizi yapabilirsiniz. Davanızın son durumu ile ilgili bilgiye, dosyanızın safahat bilgilerindeki yapılan son işlemi takip ederek ulaşabilirsiniz. Gaziantep idari avukat
 
Karar çıkmış olan dosya, sonuçlandığı için gerekçeli karar yazma süreci başlar. Gerekçeli kararın yazılmasının ceza mahkemelerinde 15 gün iken, hukuk mahkemelerinde ise bir ay şeklindedir.
 
İstinaf mahkemesi, hukuk veya ceza davasını yeniden ele alarak yeni bir karar verir. Temyiz incelemesi ile Yargıtay, istinaf mahkemesi kararını sadece hukuki yönden değerlendirerek onama veya bozma kararı verir.
  gaziantep idari dava avukatı

Avukat Ali Tümbaş Avukatlık Ofisi Tarihçe

Gaziantep Adliye İdare Mahkemesi İletişim Bilgileri

SANTRAL OPERATÖRÜ ÇAĞRI MERKEZİ : ( 0342 ) 321 36 36

Gaziantep Adalet Sarayı Ana Hizmet Binası : Zeytinli Mah. Turgut Özal Bulv. No:1/1 27500 Gaziantep

 AdresZeytinli Mahallesi Turgut Özal Bulvarı No:5 Posta Kodu 27090 /GAZİANTEP
 Telefon0342 230 89 34 (4 hat)
 Fax0342 230 57 76
 Mail gaziantepbim@adalet.gov.tr
 
✅ Gaziantep idare hukuku✅ Gaziantep tam yargı davası
✅ Gaziantep idari avukat✅ Gaziantep idare iptal davası
✅ Gaziantep idare avukat✅ Gaziantep idare mahkemesi
✅ Gaziantep idareye karşı dava✅ Gaziantep idari yargı

Call Now

WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat ile görüşmek ister misiniz?