Doktorun ilgisizliği Tazminat I Hastaneye Karşı açılan davalar Avukat

MALPRAKTİS DAVASI 

Doktorun ilgisizliği neticesinde hastanın zarar görmesi ;

Doktor hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu, tıbbi açıdan zamanında, gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedavi yöntemini de gecikmeden belirleyip, uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir tercih yaparken de hastasının ve hastalığının özelliklerini göz önünde tutmalı, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmalı, en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de hasta, tedavisini üstlenen meslek mensubu doktorundan tedavisinin bütün aşamalarında mesleğinin gerektiği titiz bir ihtimam ve dikkati göstermesini, beden ve ruh sağlığı ile ilgili tehlikelerden kendisini bilgilendirmesini güven içinde beklemek hakkına sahiptir.

Sağlığı ve yaşamı için  ağır ve tehlikeli sonuçların hasta tarafından bilinmesi gerekmez. Bu durumda doktorun anılan yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü için tedavi yapılması değil, yapılmamasının sonuçlarını hastaya varsa yakınlarına anlatması bütün çabalarına rağmen tedavi yapılmasına karşı konulması halinde de hastanın açıklayıcı yazılı beyan ve imzasının alınmış olmasını gerektirir.

ali tumbas banner makale avukat 5 1

Tedavinin yapılmaması durumunda olabilecek sonuçların anlatılmasına rağmen hastanın tedavinin yapılmasına karşı koyduğuna ilişkin tarafları bağlayıcı imzalı belge ibraz edilmesi gerekir.

Tehlikeli ve ağır sonuçlarının hastanın kendisine anlatılmasına, ısrar edilmesine rağmen tedavinin yapılmasına karşı koyması hayatın doğal akışına da uygun düşmemektedir. O nedenle hastane ile çıkar birliği içinde olan hastane personeli olan tanıkların beyanına itibar edilemez mutlaka hasta veya olanak bulunmadığında hasta yakınlarından imzalı protokol alınması gerekmektedir.

Söz konusu bu açıklamalara ilişkin Yargıtay kararı şu şekildedir ; 

T.C.YARGITAY

13. Hukuk Dairesi

Esas No: 8582

Karar No: 10298

Karar Tarihi: 20.11.2000

Kaldı ki, ufak bir parmak kesiği ile köyünden kalkıp şehir merkezine kadar gelerek hastaneye tedavi için müracaat eden, lokal anestezi için iğne yapılmasına, yaraya dikiş atılmasına, müsaade eden, bu denli sağlığına özen gösteren bir hastanın, tehlikeli ve ağır sonuçlarının kendisine anlatılmasına, ısrar edilmesine rağmen tetenoz aşısının yapılmasına karşı koyması hayatın doğal akışına da uygun düşmemektedir. O nedenle davalı hastane ile çıkar birliği içinde olan tanıkların beyanına itibar edilemez.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş, Üniversitelerin Anabilim Dallarından seçilecek konularında uzman doktorlardan oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilerek davalıların açıklanan hukuki konum ve sorumlulukları, dosyada mevcut delillerle birlikte bir bütün olarak değerlendirilip, dayanak ve gerekçesi gösterilmek, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli düşünce içeren bir rapor alınmak, gerektiğinde savunmasını ispat durumunda olan davalı doktora yemin delilini hatırlatmak böylece hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermektir.

Genel Gaziantep Avukat Ali Tumbas 37 1

Eksik inceleme ve mevcut delilleri değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar vermesini usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

Açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu konu hakkında benzer makalelerimiz için tıklayın

Avukatlarımızın Yazısını Oylar mısınız?

Call Now

Scroll to Top
WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat ile görüşmek ister misiniz?