Türk Medeni Kanunu gereğince evlilik birliği, eşlerin karşılıklı sevgi, saygı, sadakat ve uyum içinde sürdürmesi gereken kutsal bir birlikteliktir. Ancak bazı evliliklerde eşlerden birinin sürekli olarak boşanma tehdidi savurması ve bu durumu bir psikolojik baskı aracı olarak kullanması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Peki, bu davranış boşanma davasında kusur olarak kabul edilir mi?
Boşanma Tehdidi ve Psikolojik Şiddet
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan her türlü davranış, Türk Medeni Kanunu’na göre kusur olarak değerlendirilir. Eşin her tartışmada evi terk etmekle veya boşanmakla tehdit etmesi, karşı tarafta derin bir güvensizlik yaratır. Bu durum, aile hukukunda duygusal ve psikolojik şiddet kapsamında ele alınır.
Sürekli olarak boşanma kelimesinin bir kılıç gibi eşin üzerinde sallandırılması, ortak hayatı çekilmez hâle getirir. Hukuki açıdan bakıldığında, bu tutum evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren kusurlu bir davranıştır.
Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Tehdidinin Yeri
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve ilgili dairelerin yerleşik içtihatlarına göre, eşini sürekli olarak boşanmakla tehdit eden, evden kovan veya evliliği her an bitireceğini söyleyen eş kusurlu addedilir. Bu tür davranışlar, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) nedenine dayanan çekişmeli boşanma davası açılması için haklı birer gerekçedir.
- Eşin sürekli boşanma tehdidinde bulunması duygusal şiddet olarak kabul edilir[cite: 1, 2].
- Bu durum, ortak hayatın sürdürülemez hale gelmesinde kusur tespiti yapılırken dikkate alınır.
- Madur olan eş, bu tehditleri tanık, mesaj kaydı veya benzeri delillerle ispat edebilir.

Maddi ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Boşanma davasında kusurlu davranışlar, tazminat taleplerinin de temelini oluşturur. Eşini sürekli boşanmakla tehdit ederek psikolojik baskı kuran taraf, boşanma davasında ağır ya da eşit kusurlu sayılabilir.
- Manevi Tazminat: Boşanma tehditleri nedeniyle kişilik hakları zedelenen ve psikolojik olarak yıpranan taraf, maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir.
- İspat Yükümlülüğü: Bu iddiaların mahkemede kabul görmesi için somut delillerle desteklenmesi şarttır. Yazılı mesajlar, ses kayıtları ( hukuka uygun elde edilmiş olması şartıyla) ve tanık beyanları büyük önem taşır.
Boşanma Davasında Kusurlu Eş Nafaka Alabilir mi? Güncel Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme yazımızı okumak için
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin bana sürekli “boşanalım” demesi hakaret sayılır mı?
Doğrudan hakaret olmasa da, bu ifadenin bir tehdit ve baskı aracı olarak sürekli tekrarlanması psikolojik şiddet ve evlilik birliğinin yükümlülüklerini ihlal olarak değerlendirilir.
Boşanma tehdidini nasıl ispat edebilirim?
WhatsApp veya benzeri mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar, bu durumu duyan tanık beyanları ve arama kayıtları en önemli deliller arasındadır.
Bu durum velayet ve nafakayı etkiler mi?
Boşanma davasında kusurlu bulunan taraf, çocukların velayetinin belirlenmesinde ve yoksulluk nafakası ile tazminat ödeme yükümlülüklerinde olumsuz yönde etkilenebilir.
Gaziantep’te boşanma davası açarken nelere dikkat etmeliyim?
Sürecin hatasız ilerlemesi ve hak kaybı yaşanmaması adına, Gaziantep boşanma avukatı ile görüşerek hukuki strateji belirlemek en sağlıklı yoldur.
İletişim Bilgileri:
- Telefon: 0342 232 56 56 / 0532 715 47 05
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- Türk Medeni Kanunu (Kanun No: 4721)
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas ve Karar İlgili İçtihatları

Bir yanıt yazın