Açık atıf bulunan veya atıf bulunmasa da miktar itibariyle aylık nafaka miktarı

Aylık nafaka miktarı, bir mahkeme kararı veya taraflar arasında yapılan anlaşma ile belirlendi. Bu miktar, genellikle gelir, gider, ekonomik durum ve diğer faktörlere göre belirlenir. Ayrıca ülkedeki yasal düzenlemeler ve mahkeme kararları da nafaka miktarında mevcuttur.

Nafaka miktarının belirlenmesi sırasında döngü gelirleri, giderleri, çocukların özellikleri, donanımın süresi ve diğer özel koşullar göz önünde bulundurulur. Ayrıca, mahkeme veya aralarındaki anlaşma nafaka ödemesinin süresini de belirler. Bu nedenle, aylık nafaka miktarı büyük ölçüde davanın özel koşulları ve ülkedeki yasal düzenlemelerine bağlıdır.

Bir kişi veya çift, aylık nafaka miktarının belirlenmesi için bir mahkeme davası açıldığında veya anlaşmaya varıldığında, mahkeme veya avukatlar, kişilerin mali bilgilerini ve diğer ilgili faizleri inceleyerek bir miktar miktarı sunarlar. Bu öneri, mahkeme tarafından onaylandığında veya ayrılıklar arasında anlaşma sağlandığında nafaka miktarı belirlenmiş olur.

Herhangi bir ülkede aylık nafaka miktarını kesin olarak belirlemek için, ilgili ülkedeki yasal düzenlemelere ve mahkeme kararlarına başvurmak gereklidir. Nafaka miktarları farklı çeşitlilik değişkenliği ve aynı ülke içinde bile dava özel koşullarına bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle, belirli bir durum için kesin bir nafaka miktarının belirlenmesi için yerel yasal düzenlemeler ve hukuki danışmanlık yapılabilir.

Açık atıf bulunan veya atıf bulunmasa da miktar itibariyle aylık nafaka miktarı veya nafaka katları kadar olan ödemelerin “nafaka ödemesi” kabul edilip nafaka borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerektiği.

Genel Gaziantep Avukat Ali Tumbas 24 11zon 1

Yargıtay

12. Hukuk Dairesi 

Esas : 2018/5301 

Karar : 1351

Karar Tarihi : 05.02.2019

Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Ummahan Yıldız tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından, boşanma ile birlikte müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının ilamlı icra takibine konu edildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda dosya borcunun tamamının takipten önce ödendiğini borcunun olmadığını takipte zamanaşımına uğramamış nafakaların talep edildiğini, ödemelerini banka aracılığıyla ve elden yapmış olduğunu ileri sürerek takibin geri bırakılmasını talep ettiği, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, icra takibinin takip çıkış miktarının 1552 TL nafaka alacağı ve 2.763,55 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 4.135,55 TL olarak düzeltilmesine takibin bu miktar üzerinden devamına, karar verildiği görülmektedir.

İlama dayalı takipte borcun ödendiği iddiası, İİK’nin 33. maddesinde belirtilen belgeler ile ispat edilmelidir.

Borçlu, itfa itirazına dayanak olarak müşterek çocuk için alacaklıya ödeme yaptığını ileri sürmüş, ayrıca yaptığı ödemelere ilişkin banka dekontlarını, ekstreleri delil olarak sunmuştur.

ceza avukatı gaziantep boşanma avukatı

Kural olarak borçlunun itfa itirazının kabul edilebilmesi için ödeme belgelerinde ödemenin takibe konu alacak için yapıldığına dair açık atıf bulunması zorunludur. Nafakaya ilişkin dairemizin içtihatlarına göre ise; nafaka borçları yönünden yapılan ödemelerin, aylık nafaka miktarı tutarında yada bu miktarın katları tutarında olması ve düzenli olarak yapılması durumunda, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair atıf olmasa dahi, bu ödemelerin nafaka borcundan mahsubunun hakkaniyet kurallarına uygun düşeceği kabul edilmektedir.

Somut olayda borçlu tarafından sunulan ve ilgili yerden temin edilen dekontlarda bir kısım ödemelerin aylık nafaka miktarı yada katları olmadığı, buna rağmen nafakaya ilişkin olduğuna dair açıklama olmayan ve alacaklı yanca nafaka borcuna yönelik olduğu yönünde kabulün de olmadığı bu ödemelerin bilirkişi raporu ve ek raporda hesaba dahil edildiği görülmüştür.

O halde mahkemece yapılacak iş; açık atıf bulunan veya atıf bulunmasa dahi miktar itibariyle aylık nafaka miktarı veya nafaka katları kadar olan ödemelerin nafaka ödemesi kabul edilip nafaka borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerektiği nazara alınarak; bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366 ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu konu hakkındaki benzer makalelerimiz için tıklayın

Nafaka Miktarı Az Geliyor Nasıl Artırabilirim

Avukatlarımızın Yazısını Oylar mısınız?

Call Now

Scroll to Top
WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat ile görüşmek ister misiniz?